Kaç memleket sığar senin yüreğine?
Kaç medeniyete ev sahibi olur?
Kaç nehir söndürür bu ateşi?
Şimdi yüreğim mezopotamya
Sanki kadim bir toprak var üstünde
Silkelensen çıksan altından,
Kaç çağın zulmüne karşı gelir, bilmem
Şimdi yüreğim mezopotamya.
Anlatılır mı destanların, hikayelerin?
Çağları aşıp gelir misin?
Gülümser mi şimdi öksüz topraklar?
Mezopotamya yüreklim
Kimisi taş elde, sapan cepte bekler
Kimisi kalem elde, kağıt önünde bekler
Yağacak bir yağmur gibi
Gelir misin?
Mezopotamya yüreklim
Uçsuz bucaksız ovada
Kadim bir şehrin sokaklarında
Elinde tespih, yüreğinde zikirli amcalarla
Gelir misin?
Mezopotamya yüreklim
Kalaylanmış bakırda, dokunmuş halıda
Muştuların anlatılır çocuklara.
Asırlık bir kent gibi
Gelir misin?
Mezopotamya yüreklim
Şimdi çağın karanlığı bastı
Sen doğdukça aydınlanacak,
Toprağı gibi yüreği bereketli
İnsanların yüzleri.
Gelir misin bir hasat vakti
Mezopotamya yüreklim.